BlogYüksek Fruktoz İçeren Beslenme Bağışıklık Sistemine Zarar Verebilir

Yakın zamanlı bir çalışma, yüksek oranda früktoz şekeri içeren bir beslenmenin, bağışıklık sisteminin iltihaplanmasına neden olabileceğini ve düzgün çalışmasını engelleyebileceğini düşündürmektedir. İltihaplanma, dokulara ve hücrelere zarar vererek hastalıklara neden olabilir.

Früktoz; meyveler, bal ve bazı sebzelerde bulunan doğal bir şekerdir. Meyve ve sebzeler, genellikle şekerle tatlandırılmış gıdalardan daha az şeker içerdiğinden, früktoz şekeri sağlıklı bir diyette yer alabilir.

Yüksek früktozlu mısır şurubu ise, mısır nişastasından üretilmiş bir tatlandırıcıdır. Geçtiğimiz yüzyılın 2.yarısında, birçok işlenmiş gıda ve içecek üreticisi, düşük maliyeti nedeniyle, ürünlerini tatlandırmak için hızla yüksek fruktozlu mısır şurubunu kullanmaya başladı. Uzmanlar, mısır nişastasından elde edilen bu tatlandırıcının, diğer şekerlerden daha zararlı olup olmadığı konusunda bir fikir birliğine sahip değil.

Yüksek früktozlu mısır şurubu içeren gıdaların, diğer tatlandırıcıları içeren gıdalardan daha az güvenli olduğuna dair hiçbir kanıt görülmediğini belirten uzmanlar da bulunuyor. Yine de genel öneri, insanların ilave şekerlerin tüketimini sınırlandırması yönündedir.

Buna rağmen, araştırmalar, sürekli olarak büyük miktarlarda mısır şurubu içeren gıdaları tüketmenin obezite, şeker hastalığı ve karaciğer yağlanması gibi çeşitli durumlar ile arasında bağlantılar olduğunu göstermektedir. Yüksek fruktozlu mısır şurubu ile ilgili sorun, salata sosları veya dondurulmuş yiyecekler gibi beklenmedik bazı ürünler de dahil olmak üzere çok sayıda paketli ürünün içinde bulunmasıdır.

Früktoz Bağışıklık Sistemini Nasıl Etkiler?

2019 yılında yapılan bir araştırma, bağışıklık sisteminde rol oynayan hücrelerde, früktoz tüketimi ile iltihaplanmada artış olduğunu bulmuştur. Ancak, araştırmalar bu oluşumun arkasındaki metabolik mekanizmayı araştırmadı.

Bir dergide yayınlanan yakın tarihli bir çalışmada, insan ve fare hücrelerinin früktoz şekerine maruz kalmaya nasıl bir tepki vereceği incelendi. Çalışma, früktoz içeriği yüksek bir diyetin bağışıklık sisteminin işleyişini bozabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, früktoz şekerinin bağışıklık sisteminin iltihaplanmasına neden olduğu bulundu.

Spesifik olarak bu şekerin tüketimi ile gerçekleşen bu süreç, iltihaplanma ile ilişkili daha reaktif moleküller üretmektedir. Bu tür iltihaplanma, dokulara ve hücrelere zarar verebilir. Ayrıca, iyi çalışmayan organlara ve sistemlere neden olarak hastalıklara yol açabilir.

Çalışma, Kanser ve Obezite İlişkisine Işık Tutuyor

Bu araştırma ayrıca, früktoz şekerinin obezite ile nasıl ilişkili olabileceğine ışık tutuyor. Çünkü iltihaplanma, genellikle bu durum ile de ilişkilendiriliyor.

Araştırmacılar, früktozun, hücreleri daha ileri metabolik zorluklara karşı savunmasız bıraktığını bulmuştur. Bu bulgu, früktoz içeriği yüksek besinleri tüketen bireylerin, enfeksiyonlar ile savaşırken veya diğer metabolik açıdan zorlayıcı ortamlar ile karşılaştıklarında, daha kötü sonuçlar alma riskinde bir artış olabileceğini göstermektedir.

Çalışmada, früktoz şekerinin hücrelerin fonksiyonu üzerindeki etkilerini anlamanın özellikle önemli olduğu da vurgulanmaktadır. Çünkü, dünya genelinde insanlar, yüksek früktozlu mısır niştastası tüketimini önemli ölçüde arttırmış durumda.

Araştırmacılar, bu verilerin, uzmanların kanser de dahil olmak üzere çeşitli hastalıklar için tedaviler geliştirilmesine yardımcı olabilecek daha ileri çalışmalara yol açabileceğini umuyor.

Beslenme programımızda yer alan farklı bileşenleri araştırmak; iltihaplanma ve hastalıklara nelerin katkıda bulabileceğini ve genel sağlığımızı iyileştirmek için neleri en iyi şekilde kullanabileceğimizi anlamamıza yardımcı olabilir…

Sağlıklı Beslenme İçin Diğer İpuçları

Aşağıdaki ipuçları, kişilerin sağlıklı bir diyet uygulamasına yardımcı olacaktır…

1.Porsiyon Kontrolü

Farklı yaş grupları, cinsiyet ve aktivite seviyeleri değişen kişiler farklı miktarlarda besine ihtiyaç duyar. Ancak çoğu insan, yaktığından daha fazla enerji alır. Araştırmalar, gerekenden daha büyük porsiyonların, kilo alımına neden olduğunu göstermektedir. Uzmanlar ayrıca, restoranlardaki porsiyon boyutlarının da yıllar içinde önemli ölçüde arttırdığını belirtmektedir.

  1. İşlenmiş Gıdalardan Kaçının

2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, yüksek früktozlu mısır nişastası gibi katkılar ile işlenmiş gıdaların, batı toplumlarında insanların aldığı kalorilerin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.

Taze gıdaların besin değeri daha yüksektir. İşlenmiş gıdalar ise ilave şeker ve yağa ek olarak, daha yüksek kalori içerme eğilimindedir. Katkı maddelerini yanı sıra, işlemenin kendisi de besin değerini yok etmektedir. Taze ve mevsiminde gıdalar, vitamin ve minerallerin iyi bir kaynağı olduğu için genel sağlık için de iyidir.

  1. Sağlıklı Yağ Kaynaklarını Kullanın

Doymuş yağ oranı yüksek olan hayvansal yağların vücut tarafından parçalanması zordur. Bu nedenle, kötü kolesterol seviyelerini yükseltebilir ve kalp krizi riskini arttırabilir. Uzmanlar, vücudun yağ profilini iyileştirmek için sağlıklı yağ kaynaklarına yönelmeyi önermektedir. Doymamış yağlar içeren sağlıklı yağ kaynakları; zeytinyağı, balık ve kuruyemişler gibi kaynaklardır. Ayrıca; kırmızı et yerine beyaz et tercih etmek, eti kızartmak yerine ızgarada pişirmek, et ve tavuğun derisini tüketmemek, az yağlı süt ürünlerini tercih etmek de faydalıdır.

  1. Kalsiyum ve D Vitamini Alımını Arttırın

Kemikleri güçlendirmek ve kemik sağlığını korumak için, kalsiyum önemli bir mineraldir. Vücudun kalsiyumu emmesi için D vitamini de oldukça önemlidir. Kalsiyum için en iyi kaynak olarak süt gösterilse de, bitkisel kalsiyum kaynakları da vardır. Bunlar arasında; badem, kara lahana, brokoli, soya, chia tohumu yer almaktadır. D vitamini alımı için ise besinler yeterli değildir. Vücudun  D vitaminini sentezlemesine yardımcı olmak için güneş ışığı gereklidir.

  1. Sodyumu Azaltın, Potasyumu Arttırın

Tuzun içerdiği sodyum, vücudun ödem tutma oranını arttırır. Bu durum, yüksek tansiyon ile bağlantılıdır. Potasyum alımını arttırmak, tuzun zararlı etkilerini azaltabilir. Sodyum alımını azaltıp potasyum alımını arttırmak, kalp sağlığına katkı sağlayabilecek bir beslenme değişikliğidir.

En iyi potasyum kaynakları arasında; muz, balkabağı ve ton balığı yer alır. Bununla birlikte, aşırı miktarlarda tüketilmesi kalp ritminde düzensizliklere neden olabilir. Bu nedenle, bir potasyum takviyesi kullanmadan önce bir uzmana danışmak en iyisidir.

Ek olarak, birçok hazır ve paketli ürün yüksek oranda tuz da içermektedir. Bu tip yiyeceklerin tüketimini sınırlandırmak, sodyum alımını azaltmak için de önemlidir. Tuz yerine yemekleri lezzetlendirmek için; kekik, pul biber, karabiber, fesleğen, biberiye ve sarımsak gibi aromaları deneyebilirsiniz.